Geçtiğimiz yıl düzenlediğimiz Battle of the Bands’te yarışma tarihinde ilk defa iki birincimiz olmuştu. İşte Serf’le birlikte 20. Battle of the Bands’i kazanan C Blok’la gerçekleştirdiğimiz röportaj:

İlerleyen yıllarda C Blok grubunu nerede görüyorsunuz?

-Grubumuz Emre’nin bestelerini çaldığımız, Arda’nın da düzenlemeleriyle ufak bir grup olarak başladı. Ardından grup büyümeye başlayınca, grubu Balkan orkestrasına şekline sokma fikri aklımızdaydı. Avrupa’da ve Türkiye’de bir brass orkestrasıyla turnelere çıkıp, festivallere katılmak her zaman istediğim bir şeydi.

-Bir yandan da üretimi sadece müzikle sınırlı tutmayıp, görsel ve işitsel alanda beraber üretim yapan bir topluluk olarak görelim istiyoruz. Topluluk içersinde tasarım, görüntü yönetmenliğiyle ilgilenen arkadaşlar da var, klipimizi çekerken de onlardan yardım aldık.

-C Blok da aslında, Bana Uyar adlı bir ekip olarak Emre’nin yazdığı bazı tiyatro ve senaryolar üzerinden, tiyatro sahnesinde duyabileceğiniz sesler üreterek başladı. Daha sonra da grup üyelerinin katkısıyla sound’umuzu geliştirip değiştirdik. Şu an için tiyatro çalışmalarımızı dondurduk, ileride tekrar devam edebiliriz.

Grup isminiz nereden geliyor?

-Grup isminin filmle hiçbir ilgisi yok. Yazlıkta C Blokta oturuyorum. Küçüklüğümden beri orda müzik yapmaya başladım. Beraber müzik yaptığım yakın arkadaşımla yazlığa gitmeden  “C blok yapıyor muyuz bu sene ?” dedikçe bu isim oturdu ve öyle kaldı. Fakat soranlara “Kentsel dönüşüme maruz kaldık.” diye anlatıyoruz.

Müzikle ne zamandır ilgilenmeye başladınız?

-Orta okulda klarnet çalmaya konservatuarla başladım. Yaklaşık 14 senedir da amatör olarak başlayıp, ticari seviyeye ulaşan müzik serüvenimde farklı gruplarla çalıştım ve sahne aldım. Grupta çalmanın da güzel tarafı da sound ve düzenleme sürecinin daha verimli ve keyifli bir ortamda yapılıyor olması.

-Nazlı: Ben de müzik eğitimime küçük yaşlarda başladım. Lise ve üniversitede müzik eğitimi aldım. Emreyle de Instagram sayesinde tanıştık. Daha önce Türkçe sözlü swing tarzı müziğin aktif olarak yapıldığını bilmiyordum. Bu da bana çok orijinal geldi ve gruba katılmak istedim. İyi ki de katılmışım.

-Biz (Arda, Emre, Barış) üniversiteden tanışıyorduk öyle bir araya geldik. Okul kulüplerinin de tanışmamızda büyük yeri var. Müzik kulübünden yardım almayı düşünüyordum. Böylece Emre’nin müzikal için yazdığı besteleri şarkı haline getirmek için bir araya geldik.  Beraber çalarken de keyif aldığımızı fark edip devam ettik. Davulcumuz Barış Taker de yarışmadan sadece bir hafta önce gruba katıldı., yarışmayı kazanmamız da onun gruba katılmasıyla oldu ve gruba büyük bir enerji getirdi

Bu seneki katılımcılara tavsiyeleriniz nelerdir? Veya farklı şekilde yapsaydık dediğiniz bir şey var mı?

-Uyumun önemli olduğunu düşünüyorum. Sadece müziksel açıdan değil, arkadaşlık ve anlaşma olarak uyum yakalamak diye düşünüyorum.

-Provayı son güne bırakmasınlar.

-Birçok insanın farklı müzik türlerine sahip olması ve farklı yerlerde farklı şeyler üretmeleri, bir araya geldiklerinde ortak bir motivasyon ve enerjiyle, ortaya güzel bir iş çıkaracağına inanıyorum. Müzikal olgunluk, zevk ve birbirine değer verme bu grupta gerçekten olan bir şey.

-Yapılan müzikten keyif alıyorsan, o keyif karşı tarafa da yansıyor ve güzel bir şeyler çıkıyor ortaya. Grup olarak da en çok aldığımız övgülerden bir tanesi de sahnedeki enerjimizin ve uyumumuzun çok iyi olduğu.

Şarkı yazım süreciniz nasıl işliyor? Klip şarkınız hareketli bir şarkı ve enerjik hissi veriyor. Bunun sebebi çıkış şarkınız olması mı yoksa melankolik tarzda şarkılar da yapıyor musunuz?

-Yazdığım hikaye ve tiyatro metinlerinden şarkıya dönüştürebileceklerimi topluyorum. Bu da sürecin parça parça olmasına neden oluyor. Çıkış şarkısı olduğu için ve yazın çıkacağı için de eğlenceli bir şarkı tercih ettik. Dinleyicilerimizin şaşırabileceği, daha karamsar ve downtempo şarkılarımızda da var. Bu da yine şarkıların sözlerini farklı yerlerden gelmesinin ve o anki ruh halimizin sonucu. Şimdilik tekli çıkmayı tercih ettik, şarkıların düzenlemesine daha fazla vakit ayırıp, daha detaylı olmasını istedik.

Müzik yapma süreciniz doğal olarak mı ilerliyor yoksa önceden planlayarak mı devam ediyorsunuz?

-Bizim için bu çok mümkün değil, farklı işlerde meşgul oluyoruz. Farklı zaman dilimlerine yayılmış biçimde devam ediyor kayıtlarımız.  Bunun bir artısı da şarkılar üzerine daha fazla çalışma imkanı buluyoruz. Klibi, tasarımı, fotoğraf çekimi ve konseptiyle her şarkının üstüne ayrı ayrı çalışıyoruz. Bir yandan da elimiz de hazır bekleyen şarkılarımız da var o yüzden kapanıp şarkı yapma sürecine gerek duymadık.

Yarışmadan sonra sizin için neler değişti?

-Ürettiğimiz şeyin karşılığı olmasının bizi daha organize ve motive etti. Uzun bir süredir beraberdik, yarışma bize ivme kazandırdı diyebilirim.  Köklü bir yarışmanın yer almak da motivasyon, yanında bizim için büyük bir kazanımdı diyebilirim. Gelecek senelerde de yarışmaya katılacaklar da eğlenmeye, insanlarla tanışmaya çalışsınlar, bu şekilde onlar için daha faydalı bir deneyim olacaktır.

Hikayenizi veya şartlarınız kendinize benzettiğiniz bir grup var mı?

-Yaptığımız müzikten dolayı Klezmer Orkestraya benzetiyorum. Luxus da olabilir çünkü onlar da başlangıçta cover grubu olarak başlayıp kendi parçalarını yapmaya başlamışlardı. Fakat Luxus grubuyla da jenerasyon farkımız var, bu da müzike ayırdığımız vakit ve yapma tarzımız açısından farklılıklarımız var.

 -Can Ozan.

-Her grubun bir araya gelme hikayesi farklı, C Blok’un şu anki haline gelmesi uzun bir süreç içerisinde oldu bu süreçte soundumuz da değişiklikler geçirdi o yüzden paralellik kurabileceğimiz bir grup pek de yok açıkçası.

DokuzSekiz Müzik’le olan iletişiminiz nasıl oldu yarışmadan sonra?

-Demet Karaduman ile çalışıyoruz. Şarkı üretimimize göre ve şarkıların çıkmasına uygun zamanlar üzerinden bir takvim oluşturduk. Araya askerlik girmesiyle süreç biraz uzadı. Hedef kitlenin oluşması da yayınlanan şarkı sayısına bağlı.  DokuzSekiz Müzik de bize daha geniş bir kitleye ulaşmamızı sağlıyor. İleride fazla şarkı yayınlamayı düşünüyoruz.

Üretirken etkilendiğiniz bir olay veya eser oldu mu?

-Yaşadığım bir şey üzerine yazmak daha çok hoşuma gidiyor. Mesela bir sabah yaşadığım bir olayı direk olarak şarkıya aktarabiliyorum. Öteki yandan Emre’nin tarzı, C Blok’u C Blok yapan şey.

-Dönem dönem resim ve edebiyat üstünde uğraştığım zamanlarda şarkıların havasını belirlememde yardımcı oluyor.

Sizce şarkı yazma becerisi doğuştan gelen bir yetenek mi? İsteyen herkes şarkı yazabilir mi?

-Üslup konusunda yetenekli olanlar daha kendi üslubunu daha kolay oturtabiliyor. Bunun içinde sürekli bir uğraş gerekli ve farklı yazarlardan kendine ait bir şeyler bulmak da önemli.

-Benim biraz daha çocuksu tarzım var Emre’ninki ise akademisyen olmasından kaynaklanan daha farklı bir tarzı var. Gördüğümüz şeyler farklı oluyor, beklentilerimiz farklı oluyor.  Ama asıl önemli olan sözlere ve müziğe inanmak.

Kapak fotoğrafı çok renkli ve güzel, tasarımı kime ait?

-Kapak fotoğrafını Melisa Gabay çekti. Atmosferini öncesinde biz yaratmıştık. Her yaptığım işte öncelikle dokuyu, renkleri, kostümleri tasarlayıp, bir atmosfere oturtuyoruz. Daha önce bahsettiğimiz gibi sadece müzik tarafıyla ilgili değiliz, görsel olarak da üretimde yer alıyoruz. Melisa da istediğimiz şekilde yansıtmamıza yardımcı oldu. Klip ve fotoğraf çekimi yoğun bir çalışmaydı, fakat çıkan işten çok memnunuz. 

Klibe çok güzel yorumlar geldi, sizin klipten beklentiniz neydi?

-Gelen yorumlar ve mesajlar olsun, kendi aramızda doğru yolda olduğumuzu düşündük. Klipte katkıda bulunan herkes, dansçısından oyuncusuna, çok pozitifti ve isteyerek yer aldı klipte. Bununla beraber, Youtube’ta daha önce yoktuk ve daha önce yaptığımız tarzda müziğe aşina olmayan bir kitleden nasıl geri dönüşü merak ediyorduk. Hissettiğimiz keyfi ve duyguyu karşı tarafa geçirebildiğimizi gördük, bu da bizi mutlu etti.

Klibi Besna Ağın çekti, Eren Ergün, Dilşad Ayla Ünal kostüm sanat konusunda destek oldu; Serener Soyer, Nurçel Erbaş’a da teşekkür ediyoruz.

Sizleri canlı olarak nerde izleyebiliriz?

Bir süreliğine canlı olarak sahne almayacağız, çünkü kayıt sürecindeyiz ve bu sürede dinleyici kitlesinin de oturmasını bekliyoruz.  Daha önce çıktığımız Hangart, Fil, Kaset gibi butik mekanlarda ilerleyen zamanlarda takip edebilirler.

Yeni bir şarkınızı ne zaman dinleyebiliriz?

+ Eylül sonu klibiyle birlikte yeni bir şarkımızı yayınlayacağız.

Röportaj: Birgül Gündoğdu – Poyraz Doğan – Zeynep Vural