Wolf Alice KüçükÇiftlik Park’ta: İçeriden Rapor

Sude Nur Deniz’in yazısıdır.

2010’lu yıllarda Birleşik Krallık’ta kurulan, ilk dört albümü Mercury Ödülleri’ne aday gösterilen, alternatif rock’tan shoegaze’e uzanan geniş müzikal yelpazesiyle, başarılı İngiliz grup Wolf Alice 15 Temmuz’da KüçükÇiftlik Park’ta sahne aldı. Bu konserle Türkiye ve çevre ülkelerden gelen hayranlarıyla buluştu.

Wolf Alice daha öncesinde ön sanatçı olarak Türkiye’ye gelmişti fakat bu konser ile ilk kez ana sanatçı olarak sahnedeydiler. Grup üyeleri konser boyunca dinleyicilerle sık sık etkileşim halinde kaldı, dinamik rock ağırlıklı tınılarıyla kalabalığı canlı tutup enerjik sahne hakimiyetlerini konuşturdular. Seyirciyi eğlendirdikleri gibi kendileri de konser sırasında oldukça sık dans edip şarkılarla kendilerinden geçtiler. Şarkılarının büyük bölümünün gitar odaklı yapısı sahnede de kendini hissettirdi. Neredeyse her iki şarkıda bir farklı gitar kullanan solist Ellie Rowsell daha öncesinde de eleştirmenler tarafından gitarları için övülmüştü. İlgi çekici gitar koleksiyonu sahne şovlarını bir üst seviyeye taşıyan unsurlardan biriydi. Sahnelerinde dikkat çeken bir diğer şeyse parlak, simli disko estetiğiydi. Ellie Rowsell‘ın makyajında ve sahnenin gümüş arka planına kadar uzanan yarattıkları bu simli dünyaları tepelerindeki büyük disko topuyla tamamlandı. 

Konseri “Bloom Baby Bloom” şarkısıyla açtılar. Son zamanlardaki hayran favorisi olan “The Sofa” da göze çarpan performanslardan biri oldu. Konserlerinin vazgeçilmezlerinden biri haline gelen “Don’t Delete The Kisses”ı da setlistten eksik etmediler. Rüya gibi vokalleriyle izleyicileri büyüleyen solist Ellie’ye “White Horse” ve “Swallowtail” şarkılarında davulcuları Joel Amey de eşlik etti. “Yuk Foo” şarkısında elinde megafonla çığlıklar atarak sahnenin bir ucundan diğer ucuna uçup, seyirciye adeta  bir öfke atma seansı yaşatıp; son albümüne ek olarak çıkmak üzere olan B-side’daki “Gospel Oak” şarkısıyla da ritmi yavaşlattılar.

Ellie genelde şarkılarda daha sert ve yüksek sesli bir üslup tercih etti. İlk üç albümündeki bazı şarkıların temasıyla da uyumlu olarak sahnede zaman zaman öfkeli kadın rüzgarları esse de son albümündeki daha yumuşak ve hassas şarkılarla enerjiyi dengeledi. Röportajlarında da söyledikleri gibi son albümlerinin yaratıcı sürecinde daha dürüst, yumuşak, hassas sesler keşfetmişler ve sözler de bu hizada gelişmiş. Son şarkıları “Gospel Oak”tan önceki performanslarında Ellie’nin boğazının düğümlendiği ve söylemekte zorlandığı anlar bile oldu. Grup üyelerinin kişisel gelişimiyle şekillenen artistik yönlerini seviyor ve sonrasında ne tür bir noktaya evrileceğini heyecanla bekliyoruz.

Indie müziğin son yıllardaki en güçlü gruplarından Wolf Alice’in Türkiye konseri, aslında ilk arena turnesi olarak planlanan dünya turlarının kapsamında gerçekleşti ve biz de radyo boğaziçi olarak bu muhteşem atmosfere tanıklık etme şansı yakaladık. İlk kez dinleyenleri bile konser sonunda kendine hayran bırakmayı başaran grup, her albümünde çıtayı biraz daha yukarı taşıyor. Alternatif rock’ın farklı seslerini keşfetmek isteyen herkese Wolf Alice’i gönül rahatlığıyla öneriyoruz. Kaçıranlar için tek tavsiyemiz var: Bir dahaki sefere mutlaka orada olun, biz yine en önde olacağız!  

Yazı oluşturuldu 140

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön